İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, düzenlediği basın toplantısında iktidarın politikalarını eleştirerek fon soruşturması, Öcalan’a statü verilmesi tartışmaları, Mekke Antlaşması ve yargıdaki kayırmacılık iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kavuncu, ayrıca İYİ Parti tarafından düzenlenen Emek Çalıştayı’nın sonuçlarını ve çalışma hayatına yönelik çözüm önerilerini paylaştı.
Fon soruşturmasına ilişkin Meclis araştırması önergelerinin AK Parti ve MHP tarafından reddedildiğini belirten Kavuncu, iktidarın konunun şeffaf biçimde incelenmesine engel olduğunu öne sürdü. İktidarın kamuoyuna hesap vermekten kaçındığını savunan Kavuncu, “AK Parti iktidarı korkak bir iktidar. Sizin karşınıza çıkacak yüzleri ve size hesap verecek cesaretleri yok” ifadelerini kullandı. Soruşturmanın sıradan bir piyasa krizi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kavuncu, “Bu bir ekonomik ya da finansal kriz değildir. Bu bir yolsuzluk ve suç örgütü meselesidir” dedi.
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) denetim sürecini de eleştiren Kavuncu, TBMM’ye sunulan kanun teklifinin sorumlulara yönelik yeterli düzenleme içermediğini savundu. Teklifin yetersiz olduğunu belirten Kavuncu, “Getirdikleri kanun teklifi son derece zayıf ve yetersiz bir teklif. Mesela bakıyoruz, vurguncularla alakalı tek bir madde yok bu kanun teklifinde” diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in yüksek kazanç elde eden kişilerin haksız buldukları tutarları vicdani değerlendirmeyle iade edebileceklerine ilişkin açıklamasına da tepki gösteren Kavuncu, devletin sorumluluğunun kişilerin vicdanına bırakılamayacağını belirterek, “Devletin görevini vicdanlara bırakamazsınız” ifadelerini kullandı. Hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiğini savunan Kavuncu, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı konusunda çifte standart uygulandığını ileri sürerek geçmişteki Ergenekon ve Balyoz davalarına da değindi.
Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a statü verilmesine yönelik tartışmaları da değerlendiren Kavuncu, sürecin başlangıcında statü tanınmayacağı ve pazarlık yapılmayacağı yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlattı. Gelinen noktada statü tartışmalarının gündeme taşındığını savunan Kavuncu, “Şimdi adım adım statü geliyor. Bebek katilinden Mandela yaratacakları bir karanlığa hepimizi sürüklüyorlar” dedi. DEM Partili bir milletvekilinin tazminat ve Hakikat ve Adalet Tesisi Komisyonu kurulmasına yönelik önerisini de eleştiren Kavuncu, bu girişimlerin devleti örgüt karşısında mahkûm etmeyi amaçladığını öne sürdü.
Mekke Antlaşması kapsamında yaşanan gelişmelere değinen Kavuncu, Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren kararların gerekçelerinin ve olası risklerinin açıklanması gerektiğini belirterek konunun TBMM’de tartışılması çağrısında bulundu. Türkiye’nin bölgesel güvenlik politikalarının ekonomik çıkarlarla şekillendirildiğini iddia eden Kavuncu, “Sizin motivasyonunuzun rengi yeşil. En sevdiğiniz renk yeşil. Ama dolar yeşili. Siz Amerikan dolarının yeşilini seviyorsunuz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin güvenliğine ilişkin kararların Meclis’te açıklanması gerektiğini vurgulayan Kavuncu, “Milletimizin, Amerikan dolarının yeşili için kaybedecek tek evladı yoktur. Milletimizin, Amerikan Büyükelçisinin siyasi tahayyülleri için tehlikeye atacağı evlatları yoktur” diye konuştu.
Ankara 2 No’lu Baro Başkanı’nın hâkim ve savcı alımlarına ilişkin açıklamalarını da gündeme getiren Kavuncu, yaklaşık 70 baro üyesi avukatın hâkim ve savcı olmasına referans oldukları ve Adalet Bakanlığının kendilerine ayrıcalık tanıdığı yönündeki ifadeleri kayırmacılık iddiaları çerçevesinde değerlendirdi. Söz konusu açıklamaların soruşturulması gerektiğini belirten Kavuncu, “Partizanlaşma ve adam kayırmacılığın itirafıdır bu. Hem de bir hukukçu tarafından” dedi.
Fon soruşturması ile yargıdaki kayırmacılık iddiaları arasında bağlantı kuran Kavuncu, “Milletin hakkı çalındı her ikisinde de. Birinde paralar çalındı, diğerinde makam mevki çalındı. İkisi de haksız kazanç” ifadelerini kullandı.
Kavuncu, basın toplantısının sonunda 10-11 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenen İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı’nın sonuçlarını paylaştı. Farklı sendika konfederasyonları, federasyonlar ve emek temsilcilerinin katıldığı çalıştayda ortak bir sonuç bildirgesi imzalandığını belirten Kavuncu, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, grev hakkının güvence altına alınması, taşeron sistemine son verilmesi ve çalışanların millî gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini söyledi.
Asgari ücretin geçim güvencesi hâline getirilmesi, emekli aylıklarının açlık sınırının üzerine çıkarılması, staj ve çıraklık sigortasının emeklilik başlangıcına dâhil edilmesi ve kamuda liyakatin esas alınması taleplerini de dile getiren Kavuncu, vergi sisteminin adil hâle getirilmesi ve iş güvenliği önlemlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Kavuncu, İYİ Parti olarak emeğin karşılığını aldığı, sendikal hakların korunduğu ve sosyal adaletin sağlandığı bir Türkiye için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Hibya Haber AjansıKaynak: Hibya Haber Ajansı
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!